T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı
HASEKİ DİNİ YÜKSEK İHTİSAS MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ

TANITIM

01.01.2016

HASEKİ DİNİ YÜKSEK İHTİSAS MERKEZİMİZ


HASEKİ DİNİ YÜKSEK İHTİSAS MERKEZİNİN TARİHÇESİ

Haseki Eğitim Merkezi kurulduğu dönemde nitelikli İslâmî bilgiye vakıf olma zemini pek kalmamıştı. İslâmî ilimlerde adeta bir fetret dönemi yaşanmaktaydı. Temel İslâmî kaynaklara dayalı sahih ve aynı zamanda toplumsal bağlamla uyumlu bilgi üretimi neredeyse durmuştu. Resmi ve gayri resmi olarak dini temsil eden, İslâmî tasavvur ve değerler çerçevesinde bireysel ve toplumsal sorunlara çözüm üreten kişilerin pek çoğunun bilgi üretme kapasiteleri yetersizdi. Kur’an, sünnet ve bunların adına tarihte üretilen bilgi birikimine ulaşabilen ve bu ilmî beceriyi kazandırabilen ilmi kurumlar da yok gibiydi.

Ülkemizde dinî açıdan toplumu bilgilendirmekle görevli Diyanet İşleri Başkanlığı, İslâmî ilimler sahasındaki yetersizliği hissetti ve bunun giderilmesi yönünde çözümler üretmeye başladı. Bu çerçevede başkanlığımız bünyesinde  20 Ocak 1976’da Haseki Eğitim Merkezi adıyla Fatih ilçesi Haseki Sultan külliyesinde bir eğitim merkezi açıldı.  Ülkemizde ilk defa inşa edilen bu eğitim merkezinin amacı, söz konusu merkezin mevzuatında şu şekilde belirtilmektedir: “Başkanlık teşkilatında çalışan müftü ve vaizlerin mesleki bakımından daha iyi yetiştirilmelerini sağlamak, verimlerini artırmak ve daha ileriki görevlere hazırlamak ve bu gibilerin dini kaynaklara doğrudan doğruya başvurma yeteneğini elde etmelerini sağlamak, böylece dini konularda toplumumuzun ihtiyacına cevap verecek mütehassıs elamanları yetiştirmek.

Görüldüğü üzere Haseki Eğitim Merkezinin öncelikli amacı, ülkemizde dini temsil eden müftü ve vaizlerin temel dinî metinlerden doğrudan yararlanabilmeleri için gereken ilmî alt yapının oluşturulması ve bu sayede toplumsal sorunları çözebilecek bir ilmî anlayışın inşası olarak ifade edilmiştir. Temel İslâmî metinlerle iletişim kurma yönünde atılan bu adım, sahih bir İslami anlayışın inşası için tarihi bir adım olmuştur. Çünkü sahih bir dindarlık anlayışının inşası, ancak sahih bilgiye ulaşmakla mümkündür.

Diyanet İşleri Başkanlığı bu amacı gerçekleştirmek için nitelikli bir eğitim kadrosunu oluşturmaya başladı. İlk önce İstanbul Fatih-Haseki semtinde açılan Haseki Eğitim Merkezine Mahmut Özakkaş’ı kurucu müdür olarak atadı. Özakkaş,1976-1992 yılları arasında Haseki Eğitim Merkezinin müdürlüğünü yaptı. Daha sonra sırasıyla Doç. Dr. Durak Pusmaz ( 1992-2000), Dr. Hüseyin Kayapınar (2000-2008), Nurettin Muhtar Acar (2008- 2015) ve Dr. Adil BOR ( 2015) kurumun idaresini deruhte ettiler.  

Müftü ve vaizlerin eğitim gördükleri Haseki Eğitim Merkezinin ihtisas bölümünün İlk eğitim kadrosu, Ali Yakub Cengçiler (ö.1988), Mehmet Savaş, Halil Günenç, Emin Saraç ve Ahmet Muhtar Büyükçinar’dan oluşturuldu.

İkinci kuşak Haseki Eğitim Merkezi ihtisas hocaları, Yahya Alkın, Ali Rıza Temel, Mustafa Özcan, İbrahim Küçük, Abdullah Yücel, Doç. DR. Abdüsselam Arı, Doç. Dr. Durak Pusmaz, Dr. Hüseyin Kayapınar, Ahmet Arpa, Prof. Dr. Rahmi Yaran, Şükrü Özbuğday, İbrahim Tüfekçi ve Necat Akdeniz’dir. Üçüncü kuşak Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi hocaları, Nurettin Muhtar Acar, Akif Pusmaz, Dr. Temel Kacır, Dr. Adil Bor, Yusuf Ciğer, M. Emin Kılıç, Hasan Canseven, Enver Osman Kaan, Yrd. Doç. Dr. Muhammet Beyler, Doç. Dr. Şahin Güven ve Yrd. Doç. Dr. Fatih İbiş’tir. Dördüncü kuşak ve en son ihtisas bölümü hocaları ise İbrahim Özkılıç, Yusuf Çiftçi ve Aziz Çınar’dır.

Haseki eğitim merkezi ihtisas bölümüyle aynı dönemde açılan Aşare Takrib Tayyibe bölümünün ilk eğitim kadrosu, Mehmet Rüştü Âşıkkutlu (ö.1980) ve Abdurrahman Gürses (ö.1999)’tan oluşturuldu. Aşere Takrip bölümünün ikinci kuşak hocaları, Ramazan Pakdil, Prof. Dr. Sıtkı Gülle (ö. 2015), Mehmet Sevinç, Talip Akbal, Burhan Gencer (ö.1993) ve Mehmet Çevik  (ö.1992)’tir. Üçüncü kuşak Aşara Takrip hocaları ise İbrahim Çavdar, Murat Sefiloğlu, Mehmet kılıç ve Mahmut Ercan’dır.

 Eğitim kadrosu oluşturulduktan sonra din eğitimde görülen problemleri çözebilecek bir program inşa edilir. Eğitim merkezinin ilk programı incelendiğinde programın çok sade olduğu görülmektedir.  Program, genel hatlarıyla Arapça (nahiv, sarf, belagat ve edebi metinler), hadis, (Ebu Davud’un Sünen), tefsir, (Nesefî ve İbn Kesir), fıkıh (Hidaye), Türk-İslam kültürü ve medeniyet tarihi, inşa ve muhadese alanlarından meydana gelmektedir. Söz konusu bu programda, zaman zaman bazı değişiklikler yapılsa da, genel hatlarıyla 1999’a kadar yaklaşık yirmi üç yıl uygulandı.

Uzun bir aradan sonra 1999’da programla ilgili yapılan toplantı sonucunda ihtisas programında ciddi değişiklikler meydana gelmiştir.  Programa ilk defa dokuz aylık hazırlık sınıfı konulmuş ve ihtisas bölümü programının derslerinde de bazı değişiklikler olmuştur. Daha önce tefsir programında yer alan Nesefî ve İbn Kesir tefsirlerine, Celâleyn, Beyzavî, el-Zemahşerî, el-Kurtubî, el-Alûsî ve er-Razî tefsirleri eklenerek tefsir sayısı sekize çıkartılmıştır. Hadis dersinde usul olarak Teysîru Mustalahi’l-Hadis veya Şerhu Manzumati’l-Beykunîyye ve hadis metinleri, Teysîyru’l-Allâm Şerhu Umdeti’l-Ahkam, Sübülu’s-Selâm, Buhâhî, Müslim, Ebi Davut, Tirmizî, İbn Mace, Nesaî, Daremî ve Muvetta’dan seçmeli metinler programa dahil edilmiştir. Fıkıh dersinde usulu’l-fıkıhta, Abdulkerim Zeydan’ın el-Vecîz kitabı veya Hallaf’ın Usulu’l-Fıkhı, fıkıh metinlerinden  el-Muhtar, el-Hidâye, Ahvâlu’ş-Şahsiyye, Mukârenetu’l-Mezâhib, Kavâidu’l-Kulleye ve Usulu’l-Fetvâ’da Ahmed Zerka’nın Şerhu Kavaidi’l-Fikhiyye ve Mekasidu’ş-Şeria dersi için, Şatibi’nin el-Muvefâkatı ve Mekâsidi’ş-Şeriâ’ kitapları, ferâiz dersinde Sirâciyye ve güncel fıkıh problemleri dersinde ise Karadavî’nin el-Fetavâ el-Mu‘asare ve Ramazan el-Butî’nin KadâyaâFikhiyye Mu‘asara kitapları programa konulmuştur. Ayrıca programda irşad, teblîğ ve idari dersler, konunun uzmanları tarafından verilmesi de kararlaştırılmıştır.

Haseki eğitim merkezinin programında, 2007’de programla ilgili yapılan çalışmalarda önemli değişimler gerçekleşmiştir. Bu yeni programın ihtisas bölümü genel hatlarıyla, Kur’ân-ı Kerim (Kur’ân-ı Kerim’i Güzel Okuma), Tefsir (Tarih ve Usul, Klasik Metinler, Meâl), Hadis (Tarih ve Usul, Klasik Metinler, Hadis Kaynakları ve Hadis Araştırma Teknikleri, Tahlil ve Tenkid, Anlama ve Yorum, Hz. Peygamber ve Örnekliği), Fıkıh (Giriş, Usul, Klasik Metinler, Makasıd Teorisi, Genel ve Özel Kaideler, Mukayeseli Metinler, Feraiz, Güncel Problemler, Müdellel İlmihal, Fetva Usulü), İslâm Düşüncesi ve Din Eğitimi (Eleştirel Düşünce, Akaid-Kelam, Ahlâk ve Tasavvuf ve Yaygın Din Eğitiminde İletişim ve Rehberlik)’ten meydana gelmektedir. Hazırlık aşaması ise sarf, nahiv, belagat, metin çözümleme, yazılı anlatım, Kur’an meali ve muhadeseden oluşmaktadır.

Haseki eğitim merkezi kurulduğu günden itibaren sürekli kendini yenileyerek yoluna devam etmektedir. Bu eğitim merkezinde öncelikle Kur’an, sünnet ve tarihsel süreçte meydana gelen klasik ilmî birikim anlamaya çalışılmaktadır. Yani bu eğitim merkezinin programı öncelikle “keşfu’l-kadim”i ve “fehmu’l-kadim”i anlamaya yöneliktir. Bu aslında doğru bir ilmî yöntemdir. Bir alanla ilgili geçmişte konuşulan ve tartışılan konular bilinmeden doğru bir sonuca varmak zor olacaktır. Ancak bu ilmi faaliyetle sadece geçmişi nakletmek ve anlamakla yetinilmemekte ve söz konusu birikimi güncelleme yoluna da gidilmektedir. Geçmişte üretilen bilgi ile modern bağlam arasında zaman zaman mukayese yapılmakta ve yaşanılan bağlamdaki olaylar ve olgular dikkate alınmaktadır.  Çünkü geçmişte üretilen bilginin sadece nakledilmesi bilgi üretme kapsamında değerlendirilmemektedir.

Günümüzde sınırların kalktığı ve herkesin herkesle rahatlıkla iletişim kurduğu günümüz dijital çağda Diyanet İşleri Başkanlığı hiçbir İslam ülkesinde bulunmayan orijinal yapısıyla sadece ülkemizde değil, dünya sathında İslam dinini temsil etmektedir. Tarihin ülkemize yüklediği İslam coğrafyasına öncülük ve rehberlik yapma alanında Diyanet İşleri Başkanlığı önemli işler gerçekleşmektedir. Bu alanda Diyanet İşleri Başkanlığının kendi misyonuna uygun aksiyon göstermesi onun ilmî ve tefekkür derinliğiyle doğrudan ilgilidir. Bu da geçmiş ilmî birikimden yararlanarak muhatapların muktaza-yı haline uygun yeni bilgilerin üretimini kaçınılmaz kılmaktadır. Çünkü hayattan kopuk ve hayatla iç içe olmayan bilginin nakli ve sürekli tekrarı zaman kaybından başka bir şey değildir.

İşte Haseki Eğitim Merkezi Diyanet İşleri Başkanlığına modern bağlama uygun ve ülkemizin temel amaçlarıyla uyumlu bilgi ve tefekkürün üretimini gerçekleştirme yolunda ilk günden itibaren önemle katkılar sunmaktadır. Kuruluşundan günümüze kadar Haseki Eğitim Merkezinin programında yapılan değişiklikler bu amacın tahakkukuna matuftur. Bundan sonra da bu kurumun İslam’ın temel ahlaki ve insanî değerlerini bu çağda insan, toplum ve coğrafyamızın fıtratına ve muktaza-yı haline uygun bilgi, irfanı ve tefekkürü üretebilecek bir konuma gelmesi yönünde çalışmaların durmadan devam etmesi de bundan olmalıdır. Eğitim merkezinin programında sürekli değişim ve gelişimin gerçekleşmesi bu açıdan önem arz etmektedir.   

 Dr. Adil BOR